Sade anlatım, canlı bir görsel dil ve birlikte öğrenme hissi etrafında kurulmuş bir alan.
İstanbul Üniversitesi Tarih mezunuyum. 2011'den beri öğretmenlik yapıyorum. Bu sürede şunu çok gördüm: öğrenci anlamıyor değil, anlatım ona ulaşmıyor.
Fark büyük. Birincisinde sorun öğrencide, ikincisinde anlatımda. Ben ikincisini düzeltmeye çalışıyorum; kendi anlatımımı, kendi materyallerimi, kendi sorularımı.
Bunu yaparken fark ettiğim bir şey daha var: konunun mantığını görmeden ezberlenen hiçbir şey tutmuyor. Tarih dersi de, sosyal bilgiler de bu açıdan farklı değil. "Ne oldu" sorusunu geçip "neden oldu, başka türlü olabilir miydi" sorusuna geçince bir şeyler değişiyor. Öğrencide değil, anlatımda.
Son yıllarda yapay zekayı da bu işe koşmaya çalışıyorum. Nasıl daha iyi soru sorulur, nasıl daha hızlı geri bildirim verilir, nerede işe yarar nerede körleştirir; bunları düşünüyorum. Sihirli bir araç olduğunu düşünmüyorum. Ama iyi kullanıldığında fark yaratabileceğini gördüm.
Bu site de o düşüncenin bir çıktısı.
Bu sitede: